24 Aralık 2010 Cuma

THANK YOU LIFE

http://www.youtube.com/watch?v=BJmeIeCsvOY&feature=fvw


''Thank you life;
which you blassom to me this beatifulls... ''
------------------------

You complete to your week,
with the sounds of the piano keys while slowly touched in you ears..
And far away a sea coast lights quietly sinkin.
Embrace life with an almond tree in the middle of the plain extending from the silence in a green valley..
Your fingers to touch at the sky a rainbow's appears after a rain,
in the hands of a child sugar candy must give you
In Beyoglu,
red rose with a bunch of people walking in the hands of a hurry to get only in your life .....
Begin with the grass wawes kindlies what everything you want ....
You share at yours fatigue with friends in dinner table,
Istanbul filled in your glass.
The passengers take yours hearts sorry which pass the Bosphorous in the ships wherever it ...
You give a peace like a shepherd's flute emitted songs which passing seagulls ...
Feel yourself near the dolphing which swimming around Price Island's Kınalıada ..
Take a deep breath while thinking of a pianist's fingers ....
Otherwise , the water touch a distant edge of the fishing boat into the article ....
Take a letter from Portugal or the most remote points of the world ....
Contact your friend's message in a mailbox, suddenly ...
Open the door with a smile, it brought a big bunch of carnations from florist ....
Such as the spiral of life ...like a beuty of at the highest mountains fog.
...................
With love ...
Friendship ...
I wish a good weekend ...
Efsun
24-12-2010 Istanbul
Unknown Soldier Street ....

TESEKKURLER HAYAT

http://www.youtube.com/watch?v=BJmeIeCsvOY&feature=fvw

''Tesekkurler hayat;
Bana sundugun guzellikler icin... ''
------------------------
Uzaklarda bir deniz kiyisinda usul usul batan gunesin isiklari
ve kulaklarinizda, tuslarina hafifice dokunulan bir piyanonun sesleri ile tamamlayin haftanizi...
Yemyesil bir ovanin ortasinda uzanan bir badem agacinin sessizligi ile kucaklayin yasami...
Yagmur sonrasinda gokyuzunde gorunen gokkusaginin sacaklarina dokunsun parmaklariniz,
Bir cocugun elindeki horoz sekeri uzansin size
Beyoglunda,
elinde bir demet kirmizi gul ile kosaradim yuruyen bir insanin acelesi olsun sadece hayatinizda.....
Ruzgarin usul usul dalgalandirdigi cimenlerin narinligi ile baslayin herseye....
Dostlarinizla bir aksam sofrasinda paylasin yorgunlugunuzu,
Istanbul olsun bardaklariniza dolan.....
Bogazdan suzulerek gecen yolcu gemilerindeki insanlar alip gitsinler yureginizdeki sikintilari...
Bir cobanin kavalindan yayilan nagmelerle selam verin yaninizdan gecen martilara...
Kinaliada aciklarinda dolanan bir yunusun yanibasinda hissedin kendinizi-...
Derin bir ic gecirin, bir pinanistin parmaklarinin ucunu dusunurken....
Suyun aksi vursun, uzaklardaki balikci teknesinin kenarindaki yaziya....
Portekizden bir mektup alin yada dunyanin en uzak noktasindan....
Bir dostunuzun mesaji ulassin aniden posta kutunuza...
Gulumseyerek acin kapinizi, getirdigi kocaman bir karanfil demeti olsun cicekcinizin....
Karli daglarin doruklarindaki sis gibi sarmalasin yasamin guzellligi sizi....
...................
Sevgiyle...
Dostlukla...
iyi haftasonlari diliyorum...Efsun

24-12-2010 Istanbul

Mechul Asker Sokak....

17 Aralık 2010 Cuma

A SNOWY ISTANBUL MORNING

Good morning,
I am writing this letter while watching from outside the gently falling snow,
And sipping steaming coffee on my desk.
Trace of rain drops glasses is watching me.
I see the domes of the distance, Eyup and Fatih Mosque's.

A seagull is soaring through the opening in front of me that open the wings infinite
Yellowed leaves from the poplar trees quietly released
The hospital with whitening accumulated on the roof
I'm starting this snowy morning of Istanbul day with pleasure ...

The last night Ciragan readings guest is Dogan Hizlan whom critic author.
He told us to 1950 generations in our literary world
friendships over this generation and was very pleasant conversation.
One of the audience, ask to him what there is no place of poetry in our lives ..
However, I think life is going to together with poem ..
This morning I saw the window that falling snow,
first come to my mind at Ataol Behramoğlu's poem
which the poem''Snow White''as they came down ...
''-----
White, the snow fell like silk
Imagine a girl was walking in snow, light steps
I thought my friends, my dear things
As if everything is there with us and will be with us
Songs played in rooms
I thought I should love all the people .............
........................''
One of this poem,
One of the abdomen behind the Istanbul roof quietly snowing
Feel the melody you heard quietly playying ...
To put gently at your step ..
Amoung to run and scream people
You arriving silently
which waves hitting the pier edge of the tea garden ...
You are traying rubbings up your hands for heating ...
Soon the waiter put a warm sahlep in front of you
And you are spersing a plenty of cinnamon jar
While watching the shores of
Kadikoy and Uskudar tops in front of you.....
-----
.......
I am sending my love to all my lovely friends
from in this snowy morning of Istanbul ...
Kisses....
Efsun
17/12/2010
09.54
Istanbul.

KARLI BIR ISTANBUL SABAHINDAN

Gunaydinlar,
Bu satirlari disarda usul usul yagan kari seyrederek
ve masamdaki dumani tuten sutlu kahvemi yudumlayarak yaziyorum.
Camlardaki yagmur damlalarinin izi beni izliyor.
Uzaklardan Eyup ve Fatih camiilerinin kubbelerini goruyorum bir de.

Bir marti kanatlatlarini engince acarak suzuluyor onumde..
Sararmis kavak agaclarinin yapraklari saliniyor sessizce
Karsidaki hastanenin sacaklarina biriken beyazlik ile
karli bir Istanbul sabahinda basliyorum bu keyifli gune...

Dun aksamki Ciragan Okumalarinin konugu elestirmen Dogan Hizlandi.
1950 kusagininedebiyatimizdaki yeri
ve bu kusagin dostluklari uzerine cok keyifli bir sohbet oldu.
Dinleyicilerden biri, siirin artik yasantimizda pek yeri kalmadigindan yakindi..
Oysa yasam siirle atbasi gidiyor bence..
Bu sabah pencereden yagan kari gorunce,
aklima ilk gelen Ataol Behramoglu'nun
''Beyaz Ipek Gibi Yagdi Kar'' siiri oldu...

''-----
Beyaz, ipek gibi yağdı kar
Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde
Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
Şarkılar çaldı odalarda
Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm.............
........................''

Bir bu siiri,
Bir de Istanbul'un sacaklarina usul usul yagan bu karin arkasindan
usul usul calinan melodiyi duydugunuzu hissedin...
Basiniz onunuzde usul usul adimliyorsunuz hayati..
Kosturan ve haykiran insanlarin arasindan
sessizce yuruyerek variyorsunuz
dalgalarinin carptigi iskelenin kenarindaki cay bahcesine...
Ellerinizi ogusturarak isinmaya calisiyorsunuz...
Az sonra garson onunuze
simsicak bir sahlep birakiyor
Tarcin kavanozundan bolca serpiyorsunuz
Karsi kiyilari seyrediyorsunuz
Kadikoy ve Uskudar tepelerini.... -----
......
Arkadaslar ben burada birakiyorum,,,
Size bu karli Istanbul sabahindan selem ve sevgilerimi gonderiyorum...
Dostlukla..
Efsun
17/12/2010
saat 09,54
Istanbul...

12 Aralık 2010 Pazar

LIFE TO BE LIKE A POEM

This morning, the first thing of my hand which is a book
It was a German book about the Aare River.
"Die Aare"
I want to put under my Computer for high heat.
I wandering among the pages that I found a letter which
my friend write to me whom the book, a gift to us.
07.15.2010-Bern ....
I wander to photographs of the river and Switzerland photos ..
Lush forests,
a sparkling river that flowing ..
The flow of water in the river where the happy people were swimming ...
The red geraniums are cascades from windows...
In another life, in another logic ....

One of my favorite things to make in Bern,
To get the trolleybus that pass in front of the house
my nose to put a glass of bus windows
I wacth the city where running through in front of my eyes ..
.............
Out of the pages, I put to my eyes at the sound of wind which hitting my windows..
This winter when the snow firts time in Istanbul's roofs..

Here I thought at that moment
The life to be like a poem
Just like the Swiss, such as ..
We must feel the beauty of this life where in our palms ...

Everywhere there is snow ....
At the moment I am listening to Adamo's song which ''everywhere snow''.
http://www.youtube.com/watch?v=_64nc_NLE_I&feature=related
Soon I will drink a cup of hot sahlep,
After, I will send to my best regards
with my Turkish tes that slowly steeped
awakening my friends far away land
Hello to whom make the life like a poem ..
Love and friendship ...Efsun

HAYATI SIIRLESTIRMEK

Bu sabah, elime ilk gecen kitap
Aare Nehrini anlatan bir Almanca kitap oldu.
"Die Aare"
Bilgisayarim cok isinmasin diye altina koymak icin elime almistim.
Sayfalarin arasinda dolanirken,
kitabi bize hediye eden arkadasimin mektubuna rastladim.
15.07.2010 -Bern....
Nehrin ve Isvicrenin fotograflari arasinda dalip gitmisim..
Yemyesil ormanlar,
piril piril akan bir irmak..
irmakta kendini suyun akisina birakmis mutlu insanlar...
Pencerelerden sarkan kirmizi sardunyalar...
Baska bir yasam, baska bir mantik ....

Bern'de en sevdigim seylerden birisi,
Evin onunden gecen traleybuse binip
Burnumu traleybusun camina dayayip
Akip giden sehri seyretmektir..
.............
Sayfalardan cikip, bakislarimi pencereden vuran ruzgarin sesine biraktim..
Yilin ilk kari yagiyordu istanbul'un sacaklarina..
Iste o anda dusundum
Hayati siirlestirmek gerektigini
Tipki isvicreliler gibi..
Avuclarimizda hissetmek bu hayatin guzelligini...

Heryerde kar var....
Adamo'nun sarkisini dinliyorum su anda.
http://www.youtube.com/watch?v=_64nc_NLE_I&feature=relatedSimsicak

bir sahlep icecegim birazdan,
usul usul demlenen Turk cayimla
uzak diyarlarda uyanan dostlarima
selamlarimi sunucagim birde....
Hayati siir olanlara merhaba..
Sevgi ve dostlukla...
Efsun

6 Aralık 2010 Pazartesi

MORNING CAFEE"S

A cup of Turkish coffee without sugar,
"The Şavşat green forests and mountains " about a radio program
Not yet a light sky ..

Istanbul is deepsleep yet,
Thousands of people, silent and breathing quietly
They slept suddenly like a circulated as a magic stick
Cool morning breeze from my window when I sigh,
Distance of an aircraft to rise slowly when I am watching ...

A seagull flew the roof,
I hear the sound of tiles ..

I remember the Basmane district in Izmir
the Morning Caffees( SABAHCI KAHVELERI).
I think this morning coffee brings taste of life max.

This morning I woke up very early ..
My mind goes to a very far away with seagulls ..
Ithink to my friends a far away,
I dont ask residency
Although we breath the same city
My friends stop by a coffee.

Today I want to send them a Istanbul
The ships which passing to the Bosphorous,
The radio woices from
I reach around the world to me
radio programs I want to send them ..
which came around from the depths of space ..

This morning I want to send a morning song ( SABAH TURKUSU)
And accompanied by a glass of water next to a black coffee ..

What is beautiful in this world .. My friends have....
One by one they make my world beatifull and I live beauties.

I am thanks with a bunch of flower  to the world,
and to my friends from my world and the beauty ...

With love ...
Efsun
07.12.2010.
06.46 morning

Istanbul

http://www.facebook.com/video/video.php?v=1239485499519&oid=197556286420&comments&ref=mf

SABAHCI KAHVELERI

Bir fincan sade Turk kahvesi,
"Savsat daglarindaki yesil ormanlari ve golleri " anlatan bir radyo programi
Henuz agarmamis bir gokyuzu..
Istanbul henuz derin uykularda
Binlerce insan, sessiz ve usul usul nefes almakta
Sihirli bir degnek dolastirilmis ve aniden uyuyakalmislar gibi...

Penceremden sabah serinligini icime cekiyorum,
Uzaktan bir ucagin yavasca yukseldigini seyrediyorum...
Bir marti ucarak catiya konuyor,
Kiremitlerin sesini duyuyorum..

Izmirde Basmane semtindeki sabahci kahvelerini dusunuyorum sonra..
Yasamin tadini bu sabahci kahveleri cikariyor encok sanirim.

Bu sabah yine erkenciyim..
Aklimdan bir cok marti geciyor..
Uzak diyarlardaki arkadaslarimi dusunuyorum,
Coktandir arayip sormadigim
Ayni sehirde nefes aldigimiz halde
ugrayip bir kahvesini yudumlamadigim dostlarim birde...
Bugun onlara bir Istanbul gondermek istiyorum
Bogazdan suzulerek gecip giden gemiler,
Minik bir el radyosunun uzerinde dolasirken rastladigim
Dunyanin dort bir yanindan bana ulasan
radyo programlarini gondermek istiyorum birde..
Uzayin derinliklerinden dolanip gelmisler..
Bir sabah turkusu gondermek istiyorum
Yaninda bir bardak su ve bir sade kahve esliginde..

Ne guzel dostlarim var bu dunyada..
Birer birer yasadigim guzellikleri dusunuyorum.
Bir demet kir cicegi ile tesekkur ediyorum
hem dunyaya
hem de dunyami guzellestiren dostlarima...

Sevgiyle...

Efsun

07.12.2010.

sabah 06,46

istanbul.

http://www.facebook.com/video/video.php?v=1239485499519&oid=197556286420&comments&ref=mf

30 Kasım 2010 Salı

TODAY

Today, I've started to day before the sun to wake
There was no excitement got the yesterday night.
But, I've started to enjoy with a different feeling in this morning.

First, I watched the sky through my windows.
Slowly the syk blushed
And then,
passed to the seagulls
after swallows ...

After a light pink sky occurred.
On the radio, there was the folk songs .
Pleasant and enthusiastic Anatolia songs

On my eyes to passed my childhood
I remember my aunt's sangs the songs in the village weddings
while the brides fingers with henna,
Henna nights enthusiastic ...

I lived in the morning enjoy with pleasure
An happiness to has come in this world,
46 years ago
In Merzifon
At 7.40o'clock in this world,
I had come in the morning to this world
Also, 22 years ago
I said "Yes" in front of a wedding a officer ..
I love my friends and my family,
I wish to me a long and healthy years....

With love ..
Efsun

BUGUN

Bugun daha gunes uyanmadan basladim gune..
Dun aksamdan icimde hicbir heyecan yoktu
ama sabah farkli bir keyifle basladim gune.

Once pencerelerden gokyuzunu seyrettim.
Yavas yavas kizardi gokler
ve sonra martlar gecti penceremin onunden
bir de kirlangiclar...

Gokyuzunde hafif bir pembelik olustu ardindan.
Radyoda, turkuler vardi.
Keyifli, coskulu Anadolu turkuleri.

Cocuklugum gecti gozumun onunden
Koy dugunlerinde teyzemin soyledigi turkuler
Gelinlerin kinali parmaklari
ve coskulu kina geceleri...

Ben de sabah keyfini yasadim
Bir de bu dunyaya gelmis olmanin mutlulugunu
Tam 46 yil once
Merzifonda
Sabah 7,40 da gelmisim bu dunyaya.
Bir de tam 22 yil once
Evet demisim bir nikah memuru onunde...

Vefali dostlarim ve cok sevdigim ailemle
Nice uzun ve saglikli yillar diliyorum kendime ...
Sevgiyle..
Dostlukla..
Efsun

28 Kasım 2010 Pazar

The Life

The life like a daisy,


one day it will finish...

Our heart is a blue butterfly,

one day it will go far away...

So that my lovely friends,

I want to say good morning to you and to the world

with many many kisses and big huge,,

I love you very much

I love you cosmos..



Please, you looks a small bird around you and take my kisses from them...

You can feel to me..

Yours Efsun

14 Kasım 2010 Pazar

LEMAN LAKE'S ALONE AND THE LIGHT OF MORNING

"..... On the other hand, the end of december morning, so complex in a white 'sea fog' that covers the goal and against the coast;


France nerve within the layer of fog over them mountains flooded with dark-purple, gray and black-and-

sections, and peaks, as if it looks like an island in the Leman lake over the long, thin.

In other words, Ferdinand Hodler's 'Three Mountain and the Sea of Fog" is reminiscent of the table is almost identical ..

Ugur Kokden-Leman Lake's Alone page: 97

This morning I started of the day with the Gemlik Gulf's quiet and calm waves.
In front of me the Mudanya's Mountains likes fully described in the Leman Lake Alone's under a smokescreen ..

I arrived to Gemlik Gulf with a ferry boat on Friday's.
I don't understand which I am in the world of imagine or a dream,

A color density of blue, mist blue mountains in the morning, again at a point close to the shore fisherman ...
The hot cannot expect for the season's temperature.
We arrive sitting in the balcony for two days and living in the balcony.
Yesterday we take sun bath the rocks on the beach.
Beach, just the same as inviting as summer days, and shining ..

But when you hold your feet in the water for a while,
you can feel circulated slowly of the coldness ..
At the moment, I am hearing the sounds of a big load ships to cross far away
Who knows the world in which they arrived off the port of
and who knows how many harbors will visit to the officers ...

Dazzling flashes of bright sun with the waves on the shore ..
The sea is breathing as a quiet,
you can hear the sound of the waves flapping softly ..
There is no need to run around this morning ..

The seagulls there arent this morning
May be still sleeping such as fishing boats,

The clouds.are deep blue today
Doing separated from the sea and can not see the sky.
Only ,behind vessels composed of a single white waves, showing that there is a sky .
It will go to the ship and will not be sky again ..
I can hear the workers voice the next building and a tiny sparrows voice's too ..
Also, my friends have these lines that will send
to say hello to who knows where and in which languages are currently in this morning ....
I wish a sunny day and plenty of pleasant blue ..
Yours ...
Efsun
14/11/2010
10.27 -Armutlu/Gemlik


LEMAN GOLU YALNIZI VE SABAH ISIKLARI

".....Ote yandan, aralik sonu sabahindaysa, oylesine bembeyaz bir 'sis denizi' golu ve karsi kiyiyi ortuyor ki;


Fransa siniri icindeki daglardan sis katmaninin ustune tasmis koyu renkli-mor, kulrengi ve siyah-

bolumler ve doruklar, sanki Leman Golu ustunde ince uzun bir ada gibi gorunuyor.

Baska bir deyisle, Ferdinand Hodler'in "Uc ´Dag ve Sis Denizi" tablosunu neredeyse birebir cagristirmakta..

Ugur Kokden -Leman Golu Yalnizi sayfa:97


Bu sabah Gemlik Korfezinin sessiz ve sakin dalgalari ile basladim gune.

Karsimda duran Mudanya Daglari, tam da Leman Golu Yalnizi'nda anlatilan bir sis perdesi altinda..
Gemlik Korfezine bir cuma aksam vapuru ile ulastim.

Bir hayal aleminde yada bir ruyada miyim heniz anlamis degilim.

Masmavi bir renk yogunlugu, sisler icinde yine mavi daglar ve sabah balikcisi kiyiya yakin bir noktada...

Mevsimden beklenmeyecek bir sicaklik var.

Iki gundur balkonda oturuyoruz, balkonda yasiyoruz.

Dun, sahildeki kayalarda guneslendik.

Deniz, tipki yaz gunlerindeki gibi davetkar ve isil isil..
Ama ayaklarinizi bir sure suda tuttugunuzda,
yavas yavas yayilan sogukluk ve uyuysuklugu hissediyorsunuz..
Su anda uzaklardan gecen buyuk yuk gemilerinin seslerini duyuyorum.
Dunyanin kimbilir hangi limanindan yola cikmislar
ve kimbilir daha kac biljnmez limana ugrayacaklar...
Gunesin isiltilari ile kiyidaki dalgalar gozalici parlaklikta..
O kadar sakin nefes aliyor ki deniz,
dalgalarin usulca cirpan sesini duymakta zorlaniyorsunuz..
Bu sabah martilar da yok ortalikta..
Aksamin balikci tekneleri gibi,
martilarda sabah uykusundadir belki hala...
Bulutlar bile mavi bugun.
Gokyuzu ile denizin ayrildigi cizgiyi goremiyorsunuz.
Bir tek gemilnin arkasinda olusan beyaz dalgalar var size bir sinir oldugunu gosteren.
O gemi de gidecek ve yine sinir kalmayacak..


Yan binadan, iscilerin sesini ve minik sercelerin civiltilarini duyuyorum bir de..
Bir de, bu satirlari gonderecegim arkadaslarimin
su anda kimbilir nerelerde ve hangi dillerde gune merhaba diyeceklerinin merakini....
Keyifli ve bol mavili bir gun diliyorum..
Sevgilerimle...
Efsun
10.27 -Armutlu/Gemlik

10 Kasım 2010 Çarşamba

Code of LAWS

"...... everybody knows that legislation is an important task.
But sitting on an order of a city
good execution of the laws issued
incompetent managers leaves,
much worther than the laws usefull
becomes more than terrıble,
because they ......'
Plato
(427 BC Athens)

Monday morning, I completed my work at the Sultahmet Judgment
After I went on foot to Sirkeci.
I stopped all bookstores, and statıoners on my way .
I looked at the shelving wıth bıg pleasure ...
Publications Kabalcı opened a few years ago ın Cağaloğlu ascent
I found the book of Plato's LAWS ın there.
"You should know ancıent history for understanding today,"
After a year, I spent all ın mz lıfe that I know better whıch thıs meanıng.
Because, in everyday life, especially to prepare on mz legal opinions on issues
when ı looked to past legal history
I am findıng so many responce..
Prior to the referendum that the Roman Law course
I read the book and I found a law issued before the B.C ..
In education gave us a lot of things.
Unfortunately most of this education system based on rote even we dıdnot remember nothıng ...
I think the basic structure of the human being exists-has not changed much since
Ties with the past is not very tight
problems facing today, purely since we perceive as belonging problems for todays ...
The contents of a private book of Plato's LAWS:
-All purpose of living the whole of virtue
Happiness is a combination of-justice
-Use of dınner meetings wıth alchooll
-End issue of drinking wine
-The sharıng of the ground
-Guardians of-law
-Military duty
-Courts
-Following the year of marriage
-How ıs the child educatıon
-Pre-school education
-Sexual problems
-Import & Export....
....-Lawyers
-Auditors to be the case ................

This is over the titles, 2010 is excellent-I can write
I'll be fully reflected in the current.
Yet all of these Topics and other headgear,
current problems of the people as lived 2427 years before the full .

I wish you all a pleasant and peaceful day ...
Yours ...
Efsun.

http://en.wikipedia.org/wiki/Plato

http://www.netkitap.com/kitap-yasalar-1-platon-eflatun-kabalci-yayinevi.htm

9 Kasım 2010 Salı

YASALAR

"......Şunu herkes bilir ki; yasama önemli bir iştir.
Ama bir düzene oturmuş bir kent
iyi çıkarılmış yasaların yürütülmesini
beceriksiz yöneticilere bırakırsa,
bu iyi yasalardan daha çok yararlanamayıp
maskara olmakta öte,
bunlar yüzünden......'
Platon
(M.Ö 427 Atina)


Pazartesi sabahı Sultanahmet Adliyesindeki işlerimi tamamlayıp
yürüyerek Sirkeci'ye indim.
Yolumun üzerindeki tüm kitapçılara ve kırtasiyecilere ugrayarak.
Keyifle rafları dolaşarak...

Kabalcı Yayınlarının Cağaloğlu Yokuşunda bir kaç yıl önce açılmış bir şubesi var.
İşta orada rastladım Plato'nun YASALAR kitabına..
"Bu günü anlamak icin gecmisi bilmelisin" sozunu
gecirdigim her bir yilin ardindan daha iyi anliyorum.
Cunku, gunluk yasamdaki ozellikle hukuki konulardaki goruslerimi oturmak icin
gecmis hukuk tarihine baktikca
ne kadar cok yanit buluyorum..

Bunu referandum oncesinde Roma Hukuku Ders kitabindan milattan once cikartilmis bir yasayi okudugumda yasamistim encok..

Bizlere egitim olarak bir cok sey verdiler.
Ezbere dayali bu egitim sisteminde ne yazik ki bir cogunu animsamiyoruz bile...
Sanirim insanoglunun temel yapisi varoldugundan bu yana pek degismemis-
Gecmisle olan baglarimiz cok sıkı olmadigi icin
bugun yasadigimiz sorunlar, sirf bugune ait sorunlarmis gibi algiliyoruz...
Plato'nun YASALAR isimli kitabinin iceriginden:
-Her yasamanin amaci erdem butunudur
-Adaletle mutluluk bir arada bulunur
-Ickili toplantilarin yarari
-Sarap icme konusunun sonu
-Topragin bolusturulmesi
-Yasalarin bekcileri
-Askerlik gorevi
-Mahkemeler
-Evliligi izleyen yil
-Cocuk ne kadar simartilmali
-Okul oncesi egitim
-Cinsel sorunlar
-Disalim ve dissatim...
...
-Avukatlar
-Denetcilerin dava edilmesi........
.....
....
Bu basliklarin uzerine, 2010 yazsam mukemmel olur-
Tam da gunceli yansitmis olurum.

Oysa bu basliklar ve diger basliklarin tamami,
tam 2427 yil once yasamis insanlarin guncel sorunlari ..
Hepinize keyifli ve huzur dolu bir gun diliyorum...
Sevgilerimle...
Efsun.
http://www.netkitap.com/kitap-yasalar-1-platon-eflatun-kabalci-yayinevi.htm

5 Kasım 2010 Cuma

COLOURS OF THE LIFE

".. I was very grieved when it snows to Rome


I lived many years in Bologna, then in Toronto and later in Rome ..

Northern soul .. The Roma wanted to say welcome to me

But of course, Rome snow not same to Bologna snow

against the falling snow was not as hard as ...

TEMPERATURE in my heart I was watching the outside of glass ...

Caterina Bonvicini ... "
At the moment the dish on the stove rattling accompanied by sound to write these lines.

Lightweight glasses have a mist emitted from the room a little bit of vegetables and warmth ...
Yesterday there was a conference by the Italian Cultural Center for the Istanbul Tanpınar Literature Festival

Italian writer, Caterina Bonvicini and guest that Murat Belge
"Responsibility of the article is titled"
I joined a conversation.
She came far away from Roma and much simpler than change has come and tell me what to listen to a human was so pleasant.
So sincere and so soulful ..
Murat Belge, told a friend when the youth guests home with years of memories of the author and the author explains to his responsibility.
After the conference I must go to a banquet dinner for the elections of the Istanbul Bar Association.

When I went up and looked at a rapid speed that Istiklal Street

I saw the Greek Consulate in front of a crowd and all the lights in place ..

'Contemporary Greek Painting Art "exhibition opening coktely in there ..
While to see the blue colour of the life impossible not to breathe Is there in this sweet meeting...
Immediately I fell in ...
In front of the door a beatifull lady was waiting with a baby carriage ..
People enjoy talking to the delightful Greek ..
For a moment I felt like walking a narrow street in my lovely Athens...
Mixed with each other and the moments of life of people love you ..

Not Importance of what colors you have what languages, what religions ...
To be human is wonderfull..
I wish you a weekend full of colorful and fun ...
Yours ..

Efsun
http://it.wikipedia.org/wiki/Caterina_Bonvicini
http://www.infinitestorie.it/frames.speciali/speciali.asp?ID=921

http://www.remzi.com.tr/kitap.asp?kitapId=3042&anakategori=87&kategori=110

HAYATIN RENKLERI

"..Roma'ya kar yagdiginda cok huzunlendim.


Ben uzun yillar Bologna'da yasadim, daha sonra Toronto daha sonra da Roma'da..

Benim kuzeyli ruhuma Roma hosgeldin demek istiyordu ..

Ama Roma'da yagan kar tabiki Bologna kari gibi sert degildi...

Yuregimdeki sicaklikla ben camdan disariyi seyrediyordum...

Caterina Bonvicini..."

Su anda ocakta tikirdayan yemegin sesi esliginde bu satirlari yaziyorum.
Camlarda hafifi bir bugu var ve odaya yayilan bir nebze sebze ilikligi...

Dun aksam Italyan Kultur Merkezinde Istanbul Tanpinar Edebiyat Festivali kapsaminda
Italyan yazar Caterina Bonvicini ve Murat Belge'nin konuk oldugu
Yazinin Sorumlulugu" konulu bir soylesiye katildim.

Taa Romadan kalkip gelmis ve bana ic dunyasini anlatan bir insani dinlemek ne kadar keyif verici idi.
O kadar icten ve o kadar duygulu..
Murat Belge; genclik yillarinda evinde misafir olan bir yazarin anilarini ve yazar sorumlulugunu anlatti.
Soylesiden sonra baro secimleri ile ilgili bir yemege katilmam gerekiyordu.
Istiklal Caddesinden hizli hizli yukari cikarken bir baktim ki
Yunan Konsoloslugunun onunde bir kalabalik ve her yer isiklar icinde ..
'Cagdas Yunan Resim Sanati" sergisinin acilis koktelyi varmis..

Hayatin bu tatli mavisini gorupte orada nefes almamak olur mu...
Hemen daldim iceri...
Kapinin onunde elinde bir cocuk arabasi ile guzel bir bayan bekliyordu..
Insanlar Yunanca konusuyordu keyifli keyifli..
Kendimi bir an Atina'nin dar bir sokaginda yurur gibi hissettim...
Insanlarin ve yasamin birbirine karistigi bu anlari cok seviyorum..

Ne dillerin ne dinlerin ne renklerin bir onemi var...

Sizlere rengarenk ve keyif dolu bir sabah diliyorum...
Sevgilerimle..

Efsun
http://it.wikipedia.org/wiki/Caterina_Bonvicini
http://www.infinitestorie.it/frames.speciali/speciali.asp?ID=921
http://www.remzi.com.tr/kitap.asp?kitapId=3042&anakategori=87&kategori=110

9 Ekim 2010 Cumartesi

First time in my life

Good Morning;
I will prepare a CV for the first time in my life about myself in this morning.
In my head for days trying to base the logic and use format.

Write a great pleasure I finished the process of planned month of Spring.
Search through the streets all around the world,
I took a small dip in the Greek coast, the blue waters.

Hazan of September leaves my hands, stretched out among
My grandfather has completed the life of day behind
Grape vineyards planted with his own hands have collected ..
Where are drinking a sip of water, direct rates of breath and live the character.
Life with a stream flowing around the Swiss Alps
Life is a stream flowing around the Lake Salda in Burdur how much different ...

However, both two hours away from this blue planet in the distance ..
Both the beautiful life situation I had a chance to wake up the morning.
Through the streets of Athens,
My buddies who want a more live out of thrown Hirosimaya atomic bomb
Around Akropul outskirts of Athens workings of a hot shoulder shoulder walked with my lovely friends..

IIn Syntagma Square, whom came from Portugal a teacher with excitement from asking what it
Hiroshima to learn and enjoy participating in a walk with us and I became friend with her whom a teacher ..

The world is very small world and endlessly ..
Days in these lines, the moment was left behind ..
Now I step in my life a new window.
Law is now my life will continue to own in my office.
For this, an article describing prepearing myself CV.

Before I wanted to write an article describing my own heart for my lovely friends
I am sipping my coffee,
Far away country and beside to me whom my beautiful people
I am saying to hi with my blue world.
Bright days to let pass ...
With my best regards ...
Efsun
10.09.2010-Saturdays
time: 10.52
istanbul


Hayatimda Bir Ilk

Gunaydin;
Bu sabah hayatimda ilk kez kendim hakkinda bir CV hazirlayacagim.
Gunlerdir kafamin icinde mantigini ve kullanacagim formati oturtmaya calisiyorum.

Bahar ayinda planladigim yaz surecini buyuk bir keyifle tamamladim.
Dunyanin ara sokaklarinda dolastim,
Kucuk bir Yunan sahilinde mavi sulara kulac attim.

Eylulun hazan yapraklarinin arasindan ellerimi uzatip
Dedemin omrunu tamamladigi gunun arkasindan
Kendi elleriyle diktigi uzum baglarindan uzum topladim..

Nerede bir yudum su iciyorsan, dogrudan oranin nefesini ve karakterini yasiyorsun.
Isvicrenin Alp Daglarindan akan bir derenin etrafindaki yasam ile
Burdurun Salda Golunde akan bir derenin etrafindaki yasam ne kadar farkli...
Oysa her ikisi de bu mavi gezegenin iki saat uzakliginda bir mesafede..
Her iki yasamda da guzel sabahlara uyanma sansini yakaladim.
Atina sokaklarinda,
Hirosimaya atilan atom bambasinin bir daha yasanmamasini isteyen dostlarimla
Akropulun eteklerinde omuz omuz yurudum sicak bir Atina aksaminda...

Sintagma Meydaninda, Portekizden gelmis ve heyecanla neler oldugunu soran
ve Hirosimayi ogrenince keyifle yuruyuse katilan Portolu bir ogretmenle arkadas oldum..
Dunya hem cok kucuk hem sonsuzca..
Bu satirlardaki gunler, su an geride biraktiklarim..
Simda hayatimda yeni bir pencereye adim atiyorum.
Hukuk yasamima artik kendi ofisimde devam edecegim.
Bunun icin de kendimi anlatan bir yazi hazirlamaliyim.
Ama ben guzel dostlarima,
once kendi yuregimi anlatan bir yazi yazmak istedim..
Kahvemi yudumlarken,
Uzak diyarlardaki ve yanibasimdaki guzel insanlara
mavi bir selam gonderiyorum.
Gununuz aydinlik gecsin...
Sevgi ve saygilarimla...
Efsun
09.10.2010 -cumartesi
saat: 10,52
istanbul

24 Eylül 2010 Cuma

A night in september

A night varieted are downing slowly upon the waves
in front of the fishing boats goes quietly goes
On the yellow winds, there is a wind whispers
The evening breeze like a nice voice which to hit the beach ....

So full of magic, thats the life ,
Listen to the sound of distant thunder with the deep sound of waves

Suddenly, the rain drops at the time on the sea,
A sea that is wet, and dry ...

You look aroun from where laying on the ground.
to photograph your machine

You take a cigarette from your pocket,
while your light is lighing, you will get a deep breath and then ...

in the september night, a new assembly to be
neighbors are in conversation sitting down at the beach ...
Now and then, only in passing birds in front of you
The sun is now ready to sink quietly,
The smell coming from the soup from kitchens
together with iodine smell of the sea ..

Last autumn holidaymakers, bread etc which were from the wharf to return home ...
You will watch quietly to the life ..
The ships visibility as soon as,
Travellers who come to expect in horbour quietly.
Children from their mothers' hands paved,
In the september chilly, the sound of wind on trees braches ..

No traffic noise, nour people crowded,
only the birds and the waves ...
......
evening tea on the stove burning a quetly,
tonight, all tables united at dinner meals again ....
---------------------
Yours ...
Efsun
24-09-2010
Ahladi-Gemlik ...
18.21

BIR EYLUL AKSAMINDA



Agir agir inmekte aksam alacasi dalgalarin uzerine,
balikci tekneleri usul usul geciyor onumden
sari kanatlarinda ruzgarin fisiltisi
sahile vuran hos bir seda gibi aksam esintisi....

Oyle sihir dolu ki, hayatin seyri,
uzaklardan derin bir gokgurultusunun sesini dinlersiniz dalgalari sesine karisarak gelen.

Bir anda yagmur bastirir,
denizin bir yani islak, bir yani kuru kalir...
Uzandiginiz yerden elinizi uzatip.
fotograf makinanizi ararsiniz
taniklik etmek icin bu yasanan ana...

Bir sigara cikarirsiniz sigara tablasindan,
cakmaginiz isildarken derin bir nefes alirsiniz ardindan...

aksam olmakta yeni bir eylul aksaminda
komsular sahilde ayakustu sohbetindeler...
Arasira, yalniz kalmis kuslar gecer onunuzden

Gun usul usul batmaya hazirdir artik,
mutfaklardan gelen corba kokusu
denizin iyot kokusu ile birlesir..

Sonbaharin son tatilcileri, iskeleden aldiklari aksam ekmegi ile donerler evlerine...

Siz sakince seyredersiniz hayati..
Deniz otobusu gorunur birazdan,
yolculari gelenler bekler sessizce rihtama inen yolcularini.
Cocuklar annelerinin elinden tutmustur,
bir balikcinin oltasin vurmustur aksam baligi...

Yine bir eylul serinliginde, agaclarin dallarina dolanir ruzgarin sesi..
ne trafik gurultusu, ne insan kalabaligi,
sadece kuslar ve dalgalar...
.......
aksam cayi tikirdar ocakta sessizce,
sofralar birlesecek yine bu gece....
----------------------
Sevgilerimle...
24-09-2010
Armutlu-Gemlik...

18,21

23 Eylül 2010 Perşembe

RASGELE

"..Boğazdan çamur temizlenmiş, Bebek'te çinekop ağlarında hiçbir şey yok, istavrit uzatmalarında biraz istavrit var, şükür Allah'a.
İki gündür dip çaparisi çinekop vardı, bugün yok, kısmet.
Herkese rastgele....
http://www.balikcilar.net/showthread.php?t=12169

Bu sabah, tam onumde demirlemis bir balikci teknesi ile birlikte yudumluyorum sabah kahvemi.
Piril piril bir sonbahar gunesi,
Mavi bir okyanusun usul usul kimildayan dalgalari..
hafiften bir ruzgar.
yine usul usul saliniyor bahcede selvi agaci...

Aklimdan zaman zaman gecen bir sorudur:
Ben, bu hayata baska bir pencereden bakiyor olsam, nasil bir hayatim olurdu..
iste bugun, bir balikcinin penceresinden bakmak istiyorum.
Bir balikci, nasil bakar denize, dalgalara, ruzgara..
Sabahtan beri, bir balikci sitesindeki sohbetleri okuyorum..
Bu satirlari gonderecegim dostlarim arasinda bir balikci yok.

Bir cok arkadasim, gune masasinin uzerindeki kagitlari duzenleyerek baslamistir,
gelen maillerine bakmistir,
yazilacak dilekcelerini ayirmistir,
durusmalarini kaydettigi defteri taramistir..
Unutun tum baslangiclarinizi...
Bugun, bir balikci oldugunuzu dusunun..
Aglari atmissiniz denize geceden...
Bekliyorsunuz sabirli ve sessizce...
Caydanliginin tikirdayan sesi geliyor yavas yavas..
Denize cikarken aldiginiz nevaleyi yavastan diziyorsunuz tahta masanin uzerine...
Deniz, dalgalar, ruzgar ve sessizlik...

Bir de mavi.
derin bir mavi...
Uzaktaki kasabada insanlar uyanmis,
Cocuklar, sessizce dokulmus sokaklara okula varmis...

Ne kadar uzak size bunlar..
Aklinizda sadece, aglara takilacak baliklar var....
Bir de ruzgarin sesi
........
.......
Bir balikci kahvesinde, bir bardak cay icerek baslatin sabahinizi...
Rasgele....
........................................
Sevgi ve saygilarimla..
Efsun.
23.09.2010 -09,46
Armutlu-Gemlik

22 Eylül 2010 Çarşamba

THE MORNING WITH SOUND OF WAVES

I woke up today at seven o'clock.

As usual ..

But this time do not have to get up in time because I am living out of time.

when I waked, before all else I looked out of my windows .

A blue sea, combined with a blue sky with clouds

I can see the Trilye and Mudanya mountains from my chair.

Gray or blue, but blue mountains.

Sea is the Gemlik see.

In the garden. cypress tree branches on top long enough to touch,

I'm watching the brances while waving in the winds slightly.

Early morning the fishing boats returned to the fish.

A yellow boat, arrived to the pier earlier

Blue fishing boats around from behind the wings fly many seaguls in the morning chilly ..

My eyes still filled with small boats in the distance..

Sea, like the come along a long road, extending to rest briefly employed

As an elderly woman hit the coast of breath.

In my front of occasionally goes seagulls.

when I look at the see , remote island of Imrali in Bandirma and mountains villages watching.

Blue, blue, blue ...

There is little in the breeze over the sea.

Mountains, with small white clouds dress up.

Eternity, and give peace in the morning.

I am out of the time and space, as if to exclude.

Close to me nad so far away from everything, but everything.

Why I wrote these lines ..

Actually impossible to describe in words the beauty of nature.

Not only should you pick actually breathe.

But so beautiful that everything,

I wanted to share this beauty with my friends favorite and lovely ...
Beauty of the sea and waves as I live morning.

The seagulls fly in front of you and your hearts ...

Love and friendship ..

Efsun

22/09/2010

09.07
Armutlu-gemlik

21 Eylül 2010 Salı

DALGA SESLERINDE SABAH

Bugun yine yedi bucukta uyandim.
Herzamanki gibi..
Oysa bu saatte kalkmama gerek yok cunku zaman  disi yasiyorum.

Uyandigimda, ilk isim pencereden gordugum mavilige hayran kalkmak oldu.
Gozalabildigine bir mavi deniz ve onunla birlesen bulutlarla donanmis mavi bir gokyuzu..

Trilyenin  ve Mudanyanin daglarini goruyorum oturdugum sandalyeden.
Daglar da mavi ama gri mavi.
Deniz; Gemlik Korfezinin denizi.

Bahcedeki selvi agacinin tepesine dokunacak kadar uzun dallarin,
hafif hafif ruzgarda salinisini seyrediyorum.

Balikci tekneleri sabah baliktan donduler.
Sari bir gemi, iskeleye en erken ulasti.
Arkadan gelen mavi balikci teknesinin etrafinda yuzkerce marti kanat cirpti sabahin serinliginde..

Gozlerim, yine uzaklarda dolanan kucuk tekneleri gorebiliyor..

Deniz, uzun bir yoldan gelip de, ayaklarini hafifce uzatarak dinlenmeye calisan
yasli  bir kadinin nefes alisi gibi vuruyor sahile.

Arasira martilar geciyor onumden.
basimi kaldirdigimda, uzaklardaki Bandirma  koylerini ve Imrali Adasinin daglarini seyrediyorum.

Mavi, mavi , mavi...
Denizin uzerinde minik bir esinti var.
Daglar, kucuk beyaz bulutlarla donanmis.

Sonsuzluk ve  sakinlik veren bir sabahtayim.
Zaman disi ve mekan disiyim sanki.
Hersey benden uzak ama hersey bana yakin.

Bu satirlari neden yazdim..
Doganin bu guzelligini aslinda kelimelerle anlatmak imkansiz.
Burada sadece nefes alinmali aslinda.
Ama  oylesine guzel ki hersey,
bu  guzelligi paylasmak istedim sevdigim ve saydigim arkadaslarimla...

Deniz ve dalgalar  guzelliginde bir gun yasayin.
 
Martilar suzulsun gozlerinizden  ve yureginizden...

Sevgi ve dostlukla..
Efsun
22.09.2010
09,07

Armutlu-Gemlik

MY FATHERS BOOKS

While the sun slowly disappeared behind the blue mountains,


I am writing this letters with the sound of the wind between the tree's branches wind

and listen to the waves on the beach -

I spent a day between the waves with white foam, with a glint silver wanderer a gray day today.

The summers deep blue change to autumn with a silver grey colour in the place.

I swam in the like a summer days while the sun was shining on the sky at afternoon.

Fresh sardines will cook at the barbecue which taken from the dock in the morning while sun is rising times.

Besides the sound waves and a pleasant autumn night, this evening will be live a nice dinner table ..

I finished a book from Luan Starova's "Books of My Father".
http://wordswithoutborders.org/article/from-my-fathers-books/

I wish a world full of books ...

Loves ...

Efsun
21-09-2010 - Armutlu

17.51 hrs

BABAMIN KITAPLARI

Gunes yavas yavas mavi daglarin arkasinda kaybolurken,


bahcedeki selvi agacinin dallarinin arasinda dolasan ruzgarin sesini

ve kiyidaki kumsalda salinan dalgalarin sesini dinleyerek bu satirlari yaziyorum.

Beyaz kopuklu dalgalarin arasinda, gunus bir isilti ile dolasan gri bir gun gecirdim bugun.

Yazin o derin maviligi, sonbaharla birlikte yerini gumusi bir grilige birakmis.

Gunes ogle saatlerinde bir iyilik yaparak, gokyuzunde yukselince,

yaz sicakligi kadar olmasa da insani usutmeyen sonbahar denizinde dalgalarla bulustum.

Sabah iskeleden alinan taze sardalyalar pisecek birazdan ocakta citirdayan odunlarin sicakliginda.

Yaninda dalgalarin sesi ve bir aksam sofrasinda yasanacak bu keyifli sonbahar gecesi..

Iki gundur okudugum Luan Starova'nin "Babamin Kitaplari' ni bitirdim az once.

"...Ruhunun buyuk bir kismikitaplarina gomuludur babamin. Gocmenlikti onu kaderi,

bu acidan bakildiginda dogdugu cevreden kopmus insanlarda doganin daha da belirgin kildigi

kisilik bolunmesini, gercekte kitaplardir dengeleyen yada azaltan.Evet, babam kitaplarina olan

derin bagliligini biz cocuklarina da asilamak mutlulugunu yasadi.Bunun icindir ki; onun kitapligi

hayatta en buyuk rehberimiz oldu..." (sayfa 113)

Koy Enstitusu mezunu ve Turkce ogretmeni bir babanin cicugu olarak, 1970'li yillarda

evimizin salonundaki kitaplakla buyuyen bir insan olarak, kitapta kendimden bircok sey buldum.

Ve ben de kendi evimin bir duvarini babamdan ornek alarak kitaplarla donattim.

Simdi ayni kitapligin, kendi kizimdaki yansimalarini seyrederek keyifle okuyorum hala guzelim kitaplari...
Babamin Kitaplari, ayni zamanda ulkemizin tarihine farkli bir bakis acisi da getiriyor.

Yazarin babasi, Osmanlinin son demlerinde Istanbul'da islam Hukuku egitimi almis.

1920'li yillarin tanigi ve Balkan halklarinin bagimsizliktan sonra gecirdigi sancili donemleri bizzat kendi aile yasamlari ile vermis..
Sosyalist donemin elestirisi ve yeni kurulan Turkiye'nin elestirisini gozlemliyorsunuz.

Yapi Kredi Yayinlari, bu kitabi "roman' olarak nitelemis ise de ben, kitabi bitirdigim zaman bir otobiyografi okudugumu dusundum..

Kitapla dolu bir dunya diliyorum...
Iyi aksamlar...
sevgilerimle...

Efsun

21-09-2010- Armutlu

saat 17,51
http://alisveris.yapikredi.com.tr/tanim.asp?sid=RS2CUTNLFK8KM3AVWLLT

19 Eylül 2010 Pazar

GOL INSANLARI

Bu sabah ulastim Istanbul'a..


Bogazin iki yakasini seyrederek basladim bu guzel sabaha..

Gol insanlarindan geliyorum.

Salda Golunden.

Salda Golu; bizim kasabamiza 15 dakika uzaklikta, Burdur Ilinin Yesilova Ilcesinde, Goller Bolgesindedir.

Ulkemizin en derin ve en temiz goludur.

1989 yilinda SIT alani ilan edildigi icin cevresinde yapilasma yasagi vardir.

Salda Golu bir ruyadir. Golun karsi yamaclari demir daglarla cevrilidir. Bu daglarda agac yetismez.

Uzaktan baktiginizda gri kayalar ve sarp yamaclar selamlar sizi.

Sabahlari daglarin aksi suya vurunca, gozlerinizle hayal gordugunuzu dusunursunuz.

Ana yolun gectigi yamaclar Bati Toroslardir. Cam agaclarinin arasinda dolanan ruzgarin fisiltilari ile seyredersiniz golun maviligini..
Golun sulari sodali oldugu icin kumlari beyazdir. Hem de bembeyaz.

Kumsalin beyazligi ve cam agaclarinin yesili arasindan sularin berrakligini gormek muhtesemdir.
Beyaz kumlar, golun tabanini olusturdugu icin, golun rengi sabah serinliginde acik maviden turkuaza, derin maviden seffaf yesile uzanir..
Iste boyle bir mavilikte gecirdim son bir ayimi..
Sabah gunes dogarken, ilk isim sutlu bir kahve ile annemin bahcesindeki tahta koltuklarda komsularla sohbet etmektir.
Gunes yavas yavas yukselirken, cam ormanlarinin arasinda yuruyus yada buz gibi akip giden derenin kenarindan tepeye tirmanma seceneklerine sahipsiniz.
Yururken yol kenarlarinda sizi bogurtlenler davet etmektedir.
Adimlarinizla yolu, gozlerinizle golu izlersiniz..
Nereye gittiginizin bir onemi yoktur, cunku bir dusler alemindesinizdir...
.........

Sevgi ve saygilarimla..
Efsun

http://www.google.com/maps?f=q&source=s_q&hl=en&geocode=&q=Salda+G%C3%B6l%C3%BC&sll=37.742485,30.17395&sspn=0.239996,0.43808&ie=UTF8&ll=37.552471,29.685745&spn=0.120306,0.21904&t=h&z=12


http://tr.wikipedia.org/wiki/Salda_G%C3%B6l%C3%BC

1 Eylül 2010 Çarşamba

INDETERMINATE JOURNEY AND BAB-I ESRAR

Life, is a journey into the unknown every moment lived


Following each picked up a sudden breath, your breath will receive the next adventure, perhaps ....

Every book to read, all music to listen. all poetry to share;

an indeterminate journey into the unknown ....

In this journey, you wait one step after, one a line after, eagerly expect a note ...

Not know the language while listening to a radio, you'll soon wonder what the future ...

While you are eating an unknown fruit, you waited a taste you'd expect in your mought ...

when you waik up, first time a city, whether he lives down the street who ask them yourself ..

Having a street not know, you hear a slight afraid, I wonder where i am going ....

You live in your city, you think may be this morning came the first time, if this city to this city I'd ask them how you feel ....in your heart

A human hand holding a child in the street walking visual, you think what do you say to each other ....between.

That on the following days, a little belated written two book to read on Rumi (Mevlana)

Ahmet Umit's called Bab-i Esrar'i and Elif Safak's LOVE books ...

Before I started doing research, Wikipedia and other sites ...

Mevlanin on Poetry and the City Konya
Bab-i Esrar' then started to read ...

In the book, to Konya, a woman's life of an insurer from a section fire survey.

Insurer woman's name, Karen Kimya ...
Father, lived in Konya, Poyraz wind brought by the unknown ..

Mother, through all the life which the law a British hippie culture ...

Father, years before the family gone, he left with a Pakistan’s man with a dervish ...

Karen is expecting a baby, but boyfriend does not want this baby ...
Mennan is a man which owned insurance agency in Konya ...

Ziya Bey, owner of the hotel next to the master's friend's son ... and Poyraz

Sems-i Tebrizi which , Karen Kimya'nin of self is the journey the past ....

End of the fire as well as my Sems story ....

But unfortunately in my heart couldnt live a mysterious journey

Ic flow of conversation, and a very ordinary incident ...

While reading a mystery and obscurity, but in vain looking for ...
end of the book, I already knew them say ....

I started now ... Elif Safak's Love

I wish good reading ...

Sincerely Yours,..

Efsun

09.01.2010-Istanbul-time: 22.13
http://tr.wikipedia.org/wiki/Şems-i_Tebrizi

http://www.metacafe.com/watch/3075523/bab_esrar_tan_t_m_filmi/

http://www.dogankitap.com.tr/kitap.asp?id=1138

BILENMEYENE YOLCULUK ve BAB-I ESRAR

Hayat; her an yasadigimiz; bilinmeyene bir yolculuktur..
Nefes aldiginiz her ani takiben, gelecek nefesinizi alacaginiz bir macera belki de....
Okudugumuz her kitap, dinledigimiz her muzik, paylastigimiz her siir;
yuregimizdeki bilinmeyene yolculugun bir parcasidir....
Bu yolculuklarda, bir adim sonrasini, bir satir arkasini, bir nota sonrasini heyecanla beklersiniz...
Dilini bilmediginiz bir radyoyu dinlerken, az sonra ne gelecek diye merak edersiniz...
Tanimadiginiz bir meyveyi isirirken, dilinizde olusacak tadi beklersiniz...
ilk defa uyandiginiz bir sehirde, alt sokakta kimler yasiyor acaba diye sorarsiniz kendi kendinize...
Bilmediginiz bir sokaktan gecerken, hafif bir urkuntu duyarsiniz, nereye cikiyorum acaba diye....
Yasadiginiz kentte, bu sabah ilk kez bu sehre gelseydim, bu sehri nasil hissederdim diye sorarsiniz yureginize....
Sokakta bir cocugun elinden tutarak yuruyen bir insan gorseniz, neler anlatirlar birbirlerine dersiniz....
Bu gunlerde, biraz gecikmeli de olsa Mevlana uzerine yazilmis iki kitabi okuyorum:
Ahmet Umit'in Bab-i Esrar'i ve Elif Safak'in Ask isimli kitaplari bunlar...
Bab-i Esrar'a baslamadan once Wikipedia uzerinden ve baska sitelerden arastirma yaparak basladim...
Mevlanin siirleri ve Konya uzerine...
Daha sonra okumaya basladim Bab-i Esrar'i...
Kitapta, Konya'ya bir yangin olayini arastirmaya gelen sigortaci bir kadinin hayatindan bir kesit anlatiliyor.
Sigortaci kadinin ismi; Karen Kimya...
Babasi, Konya'da yasamis, ruzgarin getirdigi Poyraz Efendi..
Annesi, tum yasami boyunca hippi kulturunu yasatan bir Ingiliz...
Baba, yillar once Pakistanli bir dervis ile terkedip gitmis ailesini...
Bir bebek bekliyor Karen ama sevgilisi dogurmasini istemiyor...
Konya'daki sigorta acentasinin sahibi Mennan...
Ziya Bey, yanan otelin sahibi ve Poyraz Efendinin arkadasinin oglu...
Kimya Hatun, Sems-i Tebrizinin karisinin ismi ve Mevlanin oglu Alaattinin sevgilisi...
Romanda, guncel yasamda yanginin nasil ciktigi aydinlatilmaya calisilirken,
Karen Kimya'nin benligi Sems-i Tebrizi olarak gecmise yolculuk ediyor....
Sonucta hem yangin hem de Sems'in olumu aydinlaniyor....
Ama benim yuregimde ne yazik ki, gizemli bir yolculuk yasanmiyor...
Ic konusmalar ve olayin akisi cok siradan...
Okurken, bir gizem ve bilinmezlik ariyorsunuz ancak bosuna...
Satirlar ilerledikce, Wikipedia'dan okudugunuz bilgiler geliyor onunuze tek tek....
Kitabin son sayfasini bitirdiginizde, ben zaten bunlari biliyordum diyorsunuz....
Simdi Elif safak'in Ask'ina basladim...
Bakalim bu kitapla yolculugumda nelerle karsilacagim....
Iyi okumalar diliyorum...
Sevgi ve saygilarimla...
Efsun..
01.09.2010 -Istanbul- saat: 22,13
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eems-i_Tebrizi
http://www.metacafe.com/watch/3075523/bab_esrar_tan_t_m_filmi/
http://www.dogankitap.com.tr/kitap.asp?id=1138

18 Temmuz 2010 Pazar

A sunny Switzerland Morning

In a sunny Switzerland morning,


followed by a slice of apple and a morning coffee

I recently heard to write voluntarily.

i am awaking inthis country about two weeks.

Evenings before sleeping

always i am opening my window,

I am listening to slience of streets.

I hear the wind wanderer branches of trees.

Today is Sunday.

Away from the church, the invitation comes the campanile.

A sunny day.

People are going to Wylerrbath swimming poll with their backbag..


Since I arrive in Switzerland ,

I am reading to book which Hans Lukas Kieser, " TURKLUGE IHTIDA .

1870 "Beginning with for years, the Turks in Switzerland and their activities examined in the book.

Book, "Switzerland-Turkey Life and Culture Areas"

within the framework adopted by the Faculty of Philosophy University of Zurich

an associate professor at the work of a chapter ..

Dormitory staff manually transcribed Turk Lausanne,

Swiss Federal Archive, Lausanne, State and Municipal Archive

based on official sources, such as.

19. 20th century until

â lot of student are coming from

Eastern Europe, From Russia, the Balkans and the Ottoman State

Many students prefer to Switzerland expire and political refugees,

they trained to the same universities for many years.

Russian Empiâre in the group;

Bakunin, Rosa Luxemburg, Lenin, and there Plehanof.

From the Ottoman Empire;

Jon Turks group, or 1910 Years of Fribourg "as a doctorate student

In 1926 as Minister of Justice and the Swiss Civil Code

Mahmut Esat Bozkurt Turkey there who have put into force.

1930 Disasters Inan Ataturkun spiritual daughter Afet Inan

Anthropologist Eugene Pittard Geneva with "doctoral student in ...

read books where I want this book.

Wilhelm TELL, first time in the year 1898,

transleting to Ottoman language by Dr.Abdullah Cevdet.

Visit places in Switzerland, and most i am travelling

the places in this book actually

Wilhelm Tell, Altor city and lived in the canton of Uri from Sweden.

My first visit there, I've done ..

While my days mourning on this day to understand and i am traying to history ...


Love and friendship ..

Good sundays ...



Efsun



http://de.wikipedia.org/wiki/Wilhelm_Tell



http://tr.wikipedia.org/wiki/William_Tell



http://www.iletisim.com.tr/kitap/t% C3% C3% BC% C4%% BCrkl 9Fe-converted-1393.aspx

1870 -1939 Isvicresinde Yeni Turkiyenin Onculeri ve Wilhelm Tell

Gunesli bir Isvicre sabahinda,

bir dilim elma ve bir sabah kahvesinin ardindan

aklimdan gecenleri yazma istegi duydum.



Yaklasik iki haftadir bu ulkede uyaniyorum.

Aksamlari uyumadan once

mutlaka penceremi acip,

sokaklarin sessizligini dinliyorum.

Salkim sogutlerin dallarinda dolasan ruzgarin sesini duyuyorum.

Bugun pazar.

Uzaklardan kilise canlarinin daveti geliyor.

Gunesli bir gun.

Insanlar yine sirt cantalari ile Wylerrbath havuzlarina yuruyorlar.



Isvicreye geldigimden bu yana,

Hans Lukas Kieser"in TURKLUGE IHTIDA isimli kitabini okuyorum.

1870"li yillardan itibaren, Isvicrede bulunan Turkler ve onlarin etkinlikleri incelenmis kitapta.



Kitap, "Isvicre-Turkiye Yasam Alanlari ve Kultur Karsilasmalari"

cercevesinde Zurih Universitesi Felsefe Fakultesi tarafindan kabul edilen

bir docentlik calismasinin bir bolumu..



Lozan Turk Yurdu ekibinin el yazmalarinin transkripsiyonu,

Isvicre Federal Arsivi, Lozan Devlet ve Belediye Arsivi

gibi resmi kaynaklara dayali.



19. yuzyil ve 20. yuzyil ortalarina kadar,

Dogu Avrupadan, Rusyadan, Balkanlardan ve Osmanli Devletinden

pekcok ogrenci ve siyasi siginmaci Isvicreyi tercih etmis,

bu ulkeleden gelen insanlar,

yillarca ayni universitelerde egitim gormusler.



Car imparatorlugunden gelen grubun icinde;

Bakunin, Rosa Luksemburg, Lenin ve Plehanof var.

Osmanli Imparatorlugundan gelenler icinde;

Jon Turkler grubu, yada 1910 yillarinda Friburg"da doktora ogrencisi olan

ve 1926 yilinda Adalet Bakani olarak Isvicre Medeni Kanununu

Turkiyede yururluge koyan Mahmut Esat Bozkurt var.



Ataturkun manevi kizi Afet Inan 1930"lu yillarda

Cenevreli antropolog Eugene Pittard"in doktora ogrencisi...



iste okumakta oldugum kitap, bu kitap.



Isvicrenin bagimsizliginda ve zorbaya baskaldirisinda sembollestirilen

Wilhelm TELL, 1898 yilinda,

Dr.Abdullah Cevdet tarafindan ilk kez Osmanlicaya cevrilmis.



Isvicrede gezip dolastigim yerlerin bircogu

aslinda bu kitapta sozu edilen yerler..



Wilhelm Tell, isvicrenin Uri Kantonda Altor sehrinde yasamis.

Ben de ilk gezimi oraya yaptim..



Tarihi yasarken bu gunu anlamaya calisarak geciriyorum gunlerimi...



Sevgi ve dostlukla..

Iyi pazarlar...



Efsun





http://de.wikipedia.org/wiki/Wilhelm_Tell



http://tr.wikipedia.org/wiki/William_Tell



http://www.iletisim.com.tr/kitap/t%C3%BCrkl%C3%BC%C4%9Fe-ihtida-1393.aspx

13 Temmuz 2010 Salı

12 Temmuz 2010 Pazartesi

8 Temmuz 2010 Perşembe

Bern"de Gunluk Yasam

Bern"de Gunluk Yasam

http://www.berninfo.com/en/page.cfm/bernerleben/Sport/Freiaeder/Wylerbad

Sakin ve keyifli gecen tatilimin tadini cikarmaya calisiyorum.
Bern"de  hemen hemen her mahallenin yuzme havuzlari var.
Oyle iki kisi yuzerken kolunun carpacagi turden minik havuzlar degil.
Ornegin, bizim mahallenin (Wylerfeld ) yuzme havuzlari cok buyuk  korulugun icinde,
bir olimpic havuz, bir nornal havuz, iki ayri cocuk havuzundan olusuyor.
Agaclarin altindaki cimenler uzerinde kitabinizi okuyup, sessizce guneslenebilirsiniz.
Yada giriste yeralan bufelerden icecek bir seyler alabilirsiniz.
Havuzlar cogunlukla ucretsiz.
Belediye baskanlari sosyal demokrat olan bolgeler tamamen ucretsiz, digerleri de cok minik ucretlerle yararlanilabilen tesisler.
Gunduzleri havuzlara, ogleden sonralari Bernplatz/ carsiya iniyorum. Aksamlari da bahceye....

Burada herkes spor yapiyor.
Sisman insan gormeniz cok ender.
Yasli, genc, kadin, erkek....Mutlaka bir aktivite icindeler...
Bisiklet cok yaygin bir ulasim araci.
Her an bisikletlerle yaninizdan gecen insanlar goruyorsunuz.

Bugun sabah erkenden uyandim.
Programimiz; Freiburg yakinindaki http://www.chateau-gruyeres.ch/ satosuna dogru gitmek.
Hareket saati 10.30
Cayi demleyip, kahvalti masasini hazirladim.
Masanin uzerine "havuza gidiyorum, 9.45"de evde olacagim"yazip sokaga cikiyorum.
Havuzlar, bizim hemen alt sokagimizda.
Saat 9.00"a geliyordu. Bu saate kimse olur mu diye dusundum kendi kendime..
Havuzun kapisinda 08.30"a acildigi yaziliydi.
Olimpic havuzun oraya ciktigimda, kulvarlarda kulac atan bir cok insan vardi, ben gec bile gelmistim.
Cok ilginc bir manzara vardi; kimse kimse ile ilgilenmiyordu.
Havlusunu kenara  koyan, yuzmeye  koyuluyor, yuzmesini tamamlayinca biraz gunesleniyor ve terliklerini giyip gidiyordu.

Ben donerken, ogretmenler cocuklarin ellerinden tutmus, huvuzlara geliyorlardi..
Evler, sokaklar, kopruler, bahceler, yollar.....
Her yer yemyesil...
Ciceksiz, agacsiz bir kose bulmak mucize burada....

Sevgilerimle..
Efsun
08.07.2010
Bern

BERN"DE SABAH

BERN"DE SABAH
 
Dun, rahat gecen bir ucak yolculugundan sonra ogleden sonra Bern"e ulastim.
Piril  piril bir yaz gunesi ve  koyu yesil bir doga karsiladi beni.
Dogrudan dogruya misafir geldigimiz ailenin bahcesine gittik.
Birer yorgunluk kahvesinden sonra herkes uyudu.
Yemyesil agaclarin,
dallarinda kus civiltilarinin,
yolun asagisinda usul usul koyu yesil akan bir nehrin
ve rengarenk cicekllerin 
bulundugu bir dunyaya uyandiginizda,
kendinizi bir ruyada hissediyorsunuz
ve bu ortam gercek mi diye kontrol etme ihtiyaci duyuyorsunuz.
 
istanbul gibi trafigin ve insan yogunlugunun asiri kalabalik oldugu bir  dunya kentinden,
trafik gurultusunun nadir oldugu, ara sira uzaktan gecen tren raylarindan gelen sesi dinlediginiz,
arkasindaki sepete cocuklarini yerlestirdigi bisikletlerle ise giden 
sakin insanlarin
yasadigi bir sehre gelince 
biraz sasiriyorsunuz..
 
Yaklasik 120.000 kisinin yasadigi bir kent Bern.
Butun evler yemyesil bahcelerin ortasinda yeraliyor.
Cocuklugumda, amcamin Almanyadan getirdigi Lego oyuncaklarindaki  evlerden olusmus gibi.
Balkondan baktiginizda,
asagidaki yesil cimenlerin uzerinde
cocuk bisikletleri, oyuncaklar, cocuk arabalari goruyorsunuz.
Yan taraftaki balkonun begonyalari kirmizi, pembe acmis...
Sizin balkonunuzdakiler beyaz ve mor...
 
Karsinizdaki bina, ortacagdan almis modelini.
Catisinda yuksek kuleler var.
Pencerelerinde cicek saksilari ve kirmizi pancurlari ile sizi karsiliyor.
Acik duran balkon kapisindan
bir kusun civiltili seslerini dinliyorsunuz.
 
Yavas yavas yukseliyor gunes..
Birazdan,
havuza gidenler gecmeye baslayacak sokaktan.
Ben yeni bir kentte,
yeni bir sevincle yudumlayacagim sabah kahvemi...
 
.....
 
Sevgilerimle..
Efsun
06.07.2010 saat: 09.58
Bern- Isvicre
 

A MORNING IN BERN

A MORNING IN  BERN
 
Yesterday afternoon,we arrrived  to Bern after a comfortable  plane travel.
Dark green and a brilliant sun on a summer nature said to me welcome.
we went to garden the  guests families.
After everyone went to sleep to drink a coffee.
When you woke  up
you are surprisng
Deep green of trees,
sound of birds on the  branches,
dark green river flowing gently down road
and colorful flowers
waiting to you
this world of mind,
you feel yourself in a dream
you need to check and hear the real environment.
 
istanbul a world city where  the traffic and overcrowding, urban density in humans,
you arrive a city  which
For being a rare traffic noise, the occasional night away from the sound of the train road listening,
Look at down from your balcony
you see  the basket with the bike's childrens
calm people
As they  lives a city to
Some surprising ..
 
Bern is a city approximately 120 000 person where  lived.
Excerpt from the middle of all the houses, lush gardens.
like my chilhood of Lego games city.

From balcony,
in green on the following  groud
children's bicycles, toys, child  cars.
On the other side of the balcony flovers while red, pink  ...
yours flover is  white and purple ...
 
You can see a  buildings, from ancient model.
Like a castlee and roof  have high towers.
Windows with shutters and red flowers looking to you.
Balcony door stood open
you would listen to a bird bustling sound.
 
Sun rise slowly ..
Soon,
Those people who go to the swimming  pool will start trying to cross the street.
I'm in a new city,
A happy new  my morning coffee ...
 
.....
 
Yours ..
Efsun
07/06/2010 time: 09:58
Bern-Switzerland

28 Haziran 2010 Pazartesi